DÜŞÜK TETİK

    Gecenin ilerleyen bir saatinde "birisi" olarak aradı beni.O anda arkadaş,sevgili,eş falan değildi ulaşmak istediği .Sadece kendini dinleyebileceğinden emin olduğu birisine halini anlatabilmek niyetiyle başladı konuşmaya..

   " Ben dayanamıyorum artık insanlara..son birkaç saattir ölümü yaşamak isteğiyle doluyum.Yaşayamadığımın iyice farkındayım artık ve elimden birşey gelmeyeceğinide çaktım..Neden ?? neden?? benim tek isteğim anlaşılabilmekti.Süründüğüm bir hayat yaşar hale geldim.Kimseye yük olmadan sadece kabul görmeyi bekleyerek bütün sevincimi yitirdim.Öğlenden sonra aldım bu kararı.Bunu gerçekleştirmek üzere eve geldim.Kimse yoktu evde zemin hazırdı.Pompalı tüfek elimde bekledim uzunca bir süre..(ağlamaya başladı bu sırada).Benim derdim kendimle..Yaşayamadıkça kendimi başarısız buluyorum.Yaşam hakkımı kulllanamadıkça dengem bozuluyor.Günden güne içime kapanan bir tip oldum ben..sen bilirmisin ağlamadan ağlamak diye birşey vardır.Bunu hep hissediyorum artık gözümün yaşları içimde bir yere akıyor.İçime akıyor.Ölmek istiyorum ben.Uzun süredir ölüme soğuk bakmıyorum.Arkamdakilere kıymet bildirmek niyetimde yok.Yaşayamıyorum artık.Ya ben sikeyim bu hayatı ya..yaşayamıyacak olduktan sonra zorlamanın ne gereği var"

     Ne diyeceğimi bilemedim.Kültürüne o anda cevap verebilecek kelimeleri bulup çıkaramadım kendimden.Yapma etme demek onu dahada koparacaktı hayattan.Hayat güzel ve devam edecek lügatınıda parçalayamazdım.Çok iyi tanıdığım bir hayata aitti ve şu andaki söylemlerinin hepsine hak veriyordum.Kısıtlanmış bir yaşamda onun gibi birinin ne kadar az nefes aldığını,içine atma yeteneğinin ne kadar geliştiğini,çevresindeki baskıcı tutumu çok iyi bildiğimden,ölümü beni çok hırpalayacakta olsa o anda ona hak verdim.İki saatlik bir konuşmaydı.Tek derdi kimseye hesap vermeden ama kimseyi rahatsız etmeyen doğrularıyla yaşamak olan bu ölümlünün ,sımsıkı tutmaya çalıştığı hayat değerlerinin elinden alınıp yere atılması,yok sayılması bugün onu çok stratejik bir noktaya getirmişti.Giderek bu nokta baskılayacak ,kemiren bir kurt haline gelecek,kopsun artık kavramında huzur bulacak ve intihar etmesede yaşayan bir ceset halinde kalan yıllarını geçirecek,bunada fazla dayanamayacağı için süründüren  ,uızun soluklu bir intiharda kaybolacaktı.Ölmeye çalışırken ,yaşamının acıları giderek büyüyecek,en küçük aksiliklerde bile patlamalar yaşayıp tekrar tekrar isyana gidecek,sığıntı hayatında kimsesizlik bunalımlarında yanlızlığını sevemediği kendisiyle küsecek ve yokolmak için henüz erken diye düşünmeyecekti.

    "Ben insanlara hep hizmet ettim.Kısa sürecek bir kendim macerasına çıkmayı çok gördüler bana.Taş uzaktan gelmedi.İyi günlerimde dostum yokmuş bunu anladım.Benim mutlu olduğum zamanları içine sindirebilecekler yok etrafımda.Çok sıkılıyorum artık ben çok..İçimde bir sıkıntıki her geçen gün beynimi  bitiriyor.Hiç birşeyle oyalanamıyorum.Geçen gece sadece  annemle aynı ortamda olmamak adına,onun dizisini seyretmemek için gidip kitap okudum.Gözlüklerim olmadığı halde okumaya çalıştım.Yanlız olmak zorunlu olunca çok dayanılmaz bilirmisin??İnsanlara bakıyorum .herkes bana ağır geliyor artık.Benim olamayacağım insanlarla kuşatıldım.Konuşmaları,yürümeleri,sözleri bana zul geliyor.Bak gene akıyor içime gözyaşlarım.Yuvam olmadı,çocuğum hiç olmadı,ben ne edeyim söylesene..Neydi benim yumuşak karnım?Acıyan yerlerim daha ne kadar acısın.Belki bugünkü birinci sınamaydı..Belki birkaç sınama daha yaparım.Bunlarıda paylaşırım belki senle ..ama birgün ses gelmeyecek benden..aniden yapabilecek güç bulucam kendimde.yada bu güç değilde senin bana öğrettiğin "anı yaşamak" ilkesinde gerçekleşicek.İşte o an diyerek ölüm anını yaşıyacağım.Hiç korkmuyorum biliyormusun.Hani sen hep derdin ya "benimde öbür tarafta Allaha soracaklarım var" diye..bende soracağım..beni neden üzdün diyeceğim beni neden mutsuz olmaya anlaşılmaz olmaya mahkum ettin diyeceğim.Yaşayamıyorum .İnsanlarla yaşayamıyorum"

   Biraz ağladı sonra.Ben sustum yine.Sonra geçmişteki sevinçli konuları buldum çıkardım.Hatta ona sinirini bozacak başka şeylerden söz açtım.Konu dağıldı azıcık..

    "Sen bana iyi geldin herzamanki gibi" dedi.

   "Ben yanına geleceğim deneriz hayat konusunu çözmeyi.Anlaşamazsak dönerim ben sende ölürsün" dediğimde kahkaha atarak güldü.Sevindim ben..Bu gecelik yırttı dedim.Gecenin üçüydü..Gel-git yaşayan "birisi" o anlık dönmüştü.İlk kötü olayda tekrar gitme modunda dolaşmaya başlıyacak bundan emindim ama o anlık burdaydı.

   "Gel özledim" dedi."Bekliyeceğim seni belki bana yakından daha iyi gelirsin.Hatta bak şu anda zeytin istedi canım.Çişimde geldi" dedi şımarıkça.Tanıdığım neşesine kavuştuğunu sezdim hafiften.İçeriden bir ses duyuldu o anda.Annesiydi  elli yıllık hayatın..

   "Kapat telefonu artık..gecenin üçü oldu..kapat diyorum sana ..sonra dünyanın telefon parası gelecek..ne anlarsın bu kadar konuşmaktan" ben sustum..gülmek gitti..hayat o anda bir kez daha anlamını yitirdi..O sustu..Birşey söyleyemeden sessizce kapattık telefonları..

    "Birisi" konuştu."diğeri" susturdu iki kişilik canlılığı.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: Fareli köyün gitarcısı | Tarih: 2007-04-09 11:19:16
    Konu: ???
    İşte haya denilen mefhuö bu zaten.Bir anda bağlanıp bir anda kopmak.Nerde olursan ol etkiler olabilecek.Etki tepki doğursun türünden yaşayabilen insanlar,her zaman baskı altında yaşamaya mahkum.Üzüldüm ama..

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-04-09 00:06:23
    Konu: :((((
    Çok kötü.Tutmakla bırakmak aynı şey.

    Bağlantı »

Yorum yaz!