BEN VE KABUK..
Çok soğuk bir hava var.Yağmur..Biraz sis.Akşam içmişim belki birazda bu yüzden başağrısı.
Bir gülümseyişte hatırlıyorum seni.O ana ait olan ve bugünde yer bulamayan bir içten gülümsemede.Bir sürü ayrıntıyı ortaya çıkardığım eski zamanlarda kalan bir gülümseyişte.Yorum getirmeye doyamadığım şeylerin bir yağmur damlası kadar küçük olduğunuda bugünkü kendi gülümseyişimde adlandırıyorum.
Bir kadın olmanın içgüdüselliği belkide.Yağmurda,çamurda,güzel havada,bayırda yokuşta..Hatırlayacak birşeyler bulmak.Ve bugüne vuran bir öğreti buluyorum ..Kadın olmaktan önce insan olmak..
Bir eski zamandı bilirim.Adı üstünde geçmiş zaman.Miş'li yada di'li geçmiş zaman.Ve sözcükler bitince elde kalan tek şey,yağmurun bugünkü sesi ve yeni yüzlerdeki gülümseyişlere razı olan şimdiki zaman..
Hatıralar yazmalıydım belkide.Yada mutlu anılar.Birkaç anı anlatıp mutlu edebilmeliydim kendimi,yada ağlatabilmeliydim.Yola çıkmadan önce geriye bakıp gözlerime son kez yazdığım senin masalını,sana ait acıları,sevinçleri ama en önemlisi masalda da olsa kan akıtan gerçekleri bugünde ne kadar tanıdık bulabilirim..???
Eskide kalmış bir dünyadan hatırlıyorum seni...
Mücadelenin sonuç vereceğine inandığım,korkusuz dolaşmanın cakasında olduğum bir dünyadan..Aşk ve serüvenlerin içinde gördüğüm,başka gözle bakmadığım dünyadan.İki kişilik olacağına kendimi safça inandırdığım başka bir boyuta ve başka zamana ait olan dünyayı bugün ne kadar yakın bulabilirim???
Kendi içimde sildiğim bir ben den hatırlıyorum seni.
Bir masalın bitişi kadar heyecanlı ve güzel.
Aslında kendi masalımmış biten ve kendi gidişimmiş izlediğim.Artık yoruldum ve serin bir gölge bulup kuruldum.Şimdi aldığım nefesten hatırlıyorum seni işte..
Kan ter içinde ,elimde bavul yollarda hatırlıyorum seni.Bazen bir başka masada bir başka kişinin önündeki rakıda.Ve kendi kuyruğu peşinde dönen bir tilkiymişim aslında.Eski kendimi hatırlıyorum seni hatırladığımda.
Yok anlatamayacağım.Eskide kaldı zaman.Ahde vefa,geçmişe saygı aslında seni bugünde bana hatırlatan.Yokolmam adına bencilce yapılan her devinimde bir yaratılış mucizesi şimdiki ben.
İnsanlığımda hatırlıyorum seni bugün.Eskide kalan geçmiş canımda..
Birgün diyorum kendime birgün..
Anlayacaksın onun sana yaptığı iyiliği.
O seni sana buldurdu.Onda kaybolmana razı olmadı ve yeni seni sana zorla doğurttu.Her doğum zor geçerdi.Yırtıldı belki kalbin ama yeni bir can doğurdu.
Yok yok anlatamayacağım ben.Yeni kendime nasıl bu kadar tanıdık olduğumu anlatamayacağım.
Ayrıntılardamı sanmışım zamanı..Peh..
Yada yerine konmazmıymış kimse..Yok öyle birşey..
Emek verdiysen sen verdin..vermeseydin der elalem..
Sadakat sadece kelimeymiş ve yokmuş hiçbir anlamı..
Benden başka yok sanmışım..Siktir ordan kaynıyor ortalık.
Mal kaçırmakla eş bazen ihanetler..
Ve sana düşen miras işte sensin aptalım.
Ne kadar düşkünmüşüm birisine yapışmaya..
Ağda yanında halt etmiş gerizekalı mübarek..
Sen dünyayı döndürürüm mü sandım kızım..
Arkadan çevrilirmiş bütün işler.
Bir sevişmeyi ,ve bir masa başını değişebileceğin şey yoktu demi.
İşte kendimden hatırlıyorum seni böyle..Eski canımdan..
Geçmiştekiler bugüne ne katarmış öğrendim.
Zaman yağmur damlası kadarmış işte.Gördüm gözüme soktum.
Pişmanlık değilmiş geçmişe uzanan.Kızmak sinirlenmek,ağlamak,değilmiş.
Tırnaklarını geçireceksin etine ve biraz kanatacaksın elini..
Yeni elin var nasılsa..
ve hep geçmişe gider yaşanan zamanlar.Yarın çok yakındır ve dünde birikir zamanlar.
İşte anlatamayacağım.
Yok ne yapsam anlatamam ben yeni beni.
Belki çok alıştığımdan eski kendime yada ihanet duygusu gibi geldiğinden kenara bırakmak.
Anlatamayacağım ben beni.
Bir zaman..
Eski bir zamandı ve ekimdi aylardan.Yağmurda yoktu siste .Ama gene biraz içmiştim akşamdan.İşte o zaman başladı bendeki ben gitmeye.Ölmedide sanki görevi bitti.
Bir yaraydı belki bütün yazdıklarım.Anlatamayacağım işte..
Yeni bende kabuk mu bağladı??
İçindeki irin mi aktı..
Yaramıydım??
Neştermiydim??
Anlatamadım işte gene..

Hafta sonu anlamsız geçti meselem.Hayatımın anlamsızlığından olsa gerek,anlam veremediğim şeyler olmaya devam etti.Ben seyirci konumunda,sorgulamalarımı kendime yaparken,cevaplarımıda kendime verirken,sana yaptığım uzun cümleli konuşmaları kime yapamayacağımı düşündüm.Ne kadar kalabalıktılar meselem.kendinin farkında olmayan,hakkını aramayı öğrenmeden hak iddia eden,haksızca saldırılarda bulunanlar ne kadar çoktular..Bu kalabalığa katılamamış olmakla,suçlu konumuna konmuş aykırı insanlar ne kadar azdılar buna karşılık.Ben yada sen katılamadıkbu kalabalıklara.Bu yüzden bitmeyen bir öfkem hep oldu.Ses çıkarmanın zevkine varmamda bu yüzdendi belki.biz kendimiz olmakla kendimizi ne kadar iyi hissettiysek o kalabalıklar o kadar rahatsız oldu.Ben olamadım o standart ama makbul kadınlardan.Şişme kadın gibi geldiler bana hep.Sabah uyanıp şişene kadar kahvaltılarını ettiler,sabah programlarında aciz hayatları,akşam dizilerinde uzak yalan dizileri seyredip beyinlerini şişirdiler.Çoğu gece şişme women görevlerinide başarıyla ifa ettiler.Ben olamadım.Suçum buydu.Kurallara uyamamak.Kimin koyduğu hiçte belli ve önemli olmayan kurallar hep çelişki doğurdu bende.Yemek yapıp çocuk doğurmanın sıradanlığında yaşayamadım hiç.Kadın olmak eylemdi benim için.Bulmak,tutmak,paylaşmak,farkına varmak. Hırpalanmadan da sahip olunmuyordu bunlara.Bana yada sana yapılanlar ne kadar yaşam tarruzuydu.İnsan olmanın şahsi ayrıcalıklarına yapılan bu saldırılar,yaşamın yada Türkiye'nin fiziğinede çok uyumlu olduğundan çoklu kuvvetler oluştu.Bugün kim başarılı bilmiyorum.Kazanan kazandığının farkındamı?kaybeden meselem miydi?Sorgulayıp kimle paylaşacağım meselem.Yarıda kalanlardan mıyız şimdi.yoldan sapanlardan mı?Canımın en zor zamanları .Hissettiğim kızgınlık ve kırgınlık kendimemi,kalabalıklaramı,tanrıyamı..Bunu sana sormak,hala varolman,ama olmayacak olman.Bu çelişkiler büyüyor meselem..Kapattığım yerden açılıyor tekrar herşey.Uzantıların hayatın her yerinde.Bittiğin gerçeği de ...