KÜRT KAPANI..


  Bugünlerde herşeyini hallederek sırayı kürt konusunda açılım yapmaya kadar getirmiş yöneticilerimizin ağzından duyduğumuz flaş kelime " kürt açılımı"..Cunhurbaşkanımızın(ama benim değil) başlattığı,başbakanımızın(ama benim değil) ve kurmaylarının günlerce üzerinde çalıştığı ama toparlayıpta iki kelama sığdıramadığı,Bahçeli'nin tansiyonunu fırlatıp şahdamarlarını patlatacak kadar çığırmasına sebebiyet veren,Baykal'ın desteklediği ama kıllık yapacak bir konu muhakkak bulup olayı daha karıştıracağı bir açılım sürecine girmiş bulunuyoruz.
  25 yıldan beri öldür öldür bitiremediğimiz pkk lılar mı sorun yoksa bizim Türkleştiremediğimiz ama Kürt olmalarınada izin vermediğimiz kürt halkımı sorun.Açılımın içinde hangisi var??
  Demokratikleşme ile herşeyin mümkün olacağını söyleyenler şimdiye kadar demokrasisiz ve faşist düzende Kürtlere yapılan mezalimi kabul etmiş mi olacaklar??
  Diyelim ki af gerçekleşti ve dağdan inen bir sürü pkk lı oldu.Bunlar demokratikleşmiş ortamda iş güç sahibi olarakmı hayatlarına devam edecekler.Kürt kimlikleriyle ne kadar içiçe yaşayabilecekler yoksa estetik ameliyat vaadiyle yalancı tanık olarak kullanılacaklarda yeni nüfus kağıtlarında erguvan çiçeği,puanlı kumaş,hazan kelebeği gibi isimlerlemi endam eyleyecekler..
  Yada hatırlayan varmı..Dağa neden çıkmışlardı??
  Okulları olmadığından açıkhavada ders çalışmaya mı gittiler
  Toprak vardı traktör vardı hatta kredi desteğide vardıda organik tarım diye tutturup mu dağlara vurdular kenilerini..
  Akkise diye bir köyde jandarma karakol komutanı tatmin olamayası egosu için köylüleri meydanda toplamıştı..Hatırlayan oldumu şu an??Kimini dövmüş kiminide kaleşle taramıştı .Üstelik silahsız köylülere bunu yapmıştı .Kim hatırlatıyor bunu??
 Yada diyarbakır cezaevinde sadece Kürtlerin kaldığı koğuşta söndürülemeyen yangın çıkmıştıda ölenleri tanıyan varmı??
 Hadi bunlar sıradışı olaylar diyelim geçelim.Günlük hayata girelim..
 Neden kirli işlerde hep kürtler çalışır??
 Neden biz Türkler o Kürtleri hazmedemeyiz..Onlara televizyon veririz..Ana dilde eğitim imkanı belki ilerde verilecek..Kürt akademisi kuracak kadar radikal kararlar alınacak..Neden onların sadece Kürt olmak istediklerini düşünmeyiz.
 Etnik siyaset yapıyor diyerek saymadığımız bir partileri var.Diyelim ki DTP kürt halkını temsil ediyor.Etnik anlamda siyaset yaptığıda çok gerçek..Peki seçimlerden önce Kürt halkını kafalamak için buzdolabı dağıtan ,suyu olmayan eve 25 programlı bulaşık makinasını dayayan,3 günde yol yapıp 5 günde asfalta kavuşturanların hitap edip yakalamaya çalıştıkları halk Kürt halkıysa,yapılan etnik siyasetin çakması değilmidir??Şimdiye kadar yaşadıkları her türlü yokluk ve mezalim bu insanların başına sadece Kürt oldukları ve dağda da silahlanmış Kürtler olduğu için geldiyse,onlardan nasıl olurda farklı siyaset bekleyebiliriz..Başbakanımızın( ama kesinlikle benim değil) seçimler öncesinde şirinlik adına Kürt halkını ,o iğrenç dini istismarcı siyasete oy versinler diye kandırabilmek için saflarına kattığı birkaç Kürt milletvekilini nasıl açıklayabiliriz..Birkaç yıl öncesine kadar belli aşiretleri elinde bulunduran ve önemli bir oy desteği alan Chp nin samimiyetini nasıl anlayabiliriz..
  Türkiye Cumhuriyetinde gerek yönetimsel anlamda ,gerek hak ve eşitliklerin paylaştırılmasında gereksede toplumsal anlamda ,mahallede ,sokakta,garajda heryerde yani,şimdiye kadar Kürtlere etnik baskı ve asimilasyon uygulanmadı diyen çıkabilirmi??Bunu farketmeyen ah şu çılgın Türkler mi?
  Yada onların devlete güvenmemesini ve kendilerine güven sağlama sözü veren bir grup etnikçinin arkasından gitmelerini nasıl yadırgarız.Biz Türkler devlete güvenmeme hakkını kullanırken baskıyla karşılaşmıyoruz sorgulayan varmı?Benim Türk olarak güvenmediğim,sevmediğim,istemediğim ve yönetiminde eşitsizliklerini kendi adıma çok açıkça gördüğüm kişileri istememe hakkım varsa ,sadece Kürt oldukları için bunu yapma hakkı olmayanlara eşit davranıyoruz diyebilenlerin Allahı varmı?
  Neden basit millliyetçlik yaparız??Milliyetçiliğin neden ironi haline sokarız.Neden heryerde Türk olmakla övünürüz .Alt yapısında ezilmişlik ve sömürülmüşlük olduğunu farkeden varmı.Mazlum edebiyatı yapanların,mazlum olmaya kaderleri gereği itilmiş Kürtleri saymadığını gören varmı?
  Biz onlardan korktuk.
  Seyrettik.Kürt sorunu çıkmaz diye abarttık.Kimlik vermedik.Taleplerini toprak istiyorlar ülkeyi bölecekler diye savaş çığırtkanlığına dönüştürdük.Dağlara çıktıklarında peşlerinden gitmedik.Geri dönsünler istemedik.İmkanlarımızı kendi Türklük egomuz adına kullanırken Kürt vatandaşların,ABD ve İsrail tarafından silah kaçakçılığına itilmesine,uyuşturucu eşekleriyle sınırlarda kol bacak koparmalarına razı geldik.Ortadaki pastadan ,onların yapılmak zorunda bırakıldığı işlerin pastasından Kürtlere kırıntı verdik,Türklere porsiyon hesabı dağıttık..
  Kürt açılımıymış..Siktirin gidin..
  Önce bir Türk açılımı yapalımda..
  Göğsümüz mü kabarıyor yoksa başımız mı düşüyor anlayalım..
  Hala açılım yapıyoruz diyerek salyalarını akıtıp uluyan köpeklerede alın işte yerlerde taş dolu..
  Hani o Kürt çocuklarının çelik coplu polislere attığı taşlardan..
 
 

Yorum (7) Yorum yaz!

CANIM METRİS ÇEKTİ VOLTA BAHANE..

Ülkedeki durumun gittiği kötü yeri görüp kişiler arası fikir dövüştürmek darbecilik oluyorsa bende o darbecilerdenim.Bende gidişten ve gidilen yerdeki vuku bulacak varıştan çok umutsuzum.Güvenebileceğim birkaç normal arkadaş bulabilsem en büyük hayalim darbe yapmak.Bunun için ayağında postal olanlardan medet beklediğimde yok.Birkaç topukluya binmiş yoldaş olsa yetecek.Kendime göre sebeplerim var benimde darbe sevdam için.Bu yüzden günlük falan tutup işi uzatmadan burda yazmak istedim.Tek sayfada darbe hazırlığı içinde olduğumu ilan etmek istedim.Zaten darbe öyle gün gün kağıt karalayarakta yapılmaz.Oturursun önüne bir şema hazırlarsın küt diye yapar darbeni koltuğunda sigaranı içersin.
Ülkede artık çok sesli bir demokratik ortam olmadığından,tek erkekli çok kadınlı bir aile yapısına doğru adımların iyice sıklaştığından darbe yapmayı istiyorum mesela.Sebeplerden birisi bu.Meydanlarda bile koyun gütmek kolaymı diyerek,çobanın elinde kurban olmaktan kaçabilmek için de istiyorum.Girilen karanlık ortaçağ yolunda muasır medeniyet seviyesi yakalanamayacağından,cumhuriyetle kazanılmış olan ama bozdura bozdura harcanmakta olan hakların,değerlerin ve ulusal bütünlüğün bozulmasından dolayı çok çaresiz olduğumdan bende darbe taraftarıyım.Bunları konuşmakla ve birilerine fikir söylemekle darbe yanlısı olunuyorsa ben en baştaki yandaşlardan biriyim.
Kredi kartı kullananların dürüstlüğünün tartışıldığı bir ülkede,ses çıkaranın kafasına cop yediği bir ülkedeki gerçekleri dile getirmek sevda içeriyorsa ben darbe sevdalısıyım.Seçimi fırsat bilip dosya dövüştürenlerden bıktığım için,yüzsüzlüklerinden utanmayan çalmacı çırpmacı yöneticilerimizin pişkin sırıtmalarından içim kaktığı için de bende darbeciler gibi konuşuyorum.
Düzenin iyi gitmediğini görüyorum.
İnsanların birbirine güvenlerini yitirdiğinide..
Hiçbir siyasetçinin beni tatmin edemediği bir ortamdayım.
Çocuğuna bez alan bir babanın kredi kartından dolayı dürüst olmadığının ,meydanlarda ilan edildiği söylemlerden utanır durumdayım.
Darbecilere kızanlardan olayım diyorum mesela..
Git yıka bebenin bezlerini alma kardeşim..
Yada bul bir sırtı kalın tanıdık Alamanya'dan getirt bebenin bezlerini.
Yok yok en iyisi deterjanla yıka İsrail'e katkın olsun.
Mama alma kendin yap..Ama al al İtalyan mamalar pek vitaminli.
Telekoma faydan olsun,cep telefonunu iptal et ev telinden vızılda..Oda İsrail aşkına..Davos ta azcık üzdükya katkın olsun düzeltme çabalarına.
Yada çalışma ,madem elin ayağın iş görüyor git yolsuzluk yap demi..
Olmuyor işte..
Hala serde insanlık var.Yürek kabul etmiyor yola devam edenlerden olmayı
Yoldan çıkanlardan olmak darbecilerden sayılmaksa,işte bu yüzden darbeciyim.
Günlük tutmayan darbecilerdenim bende.
Bende hep umutsuzca etrafıma bakınıyorum.Birileri yoldan gitmeyenleri önüne katıp Türkiye'yi geri getirecekmi diye..
Ama birde içimde kalmış bir hevesim var.
Hani gün olurda birkaç aklı evvel bulup darbeyi ben yapacak olursam..
Yüce divan,mahkeme falan kurulsun diye bir talebim yok.
Padişah kabul edip elimdekini,
Yedikule zindanlarında...
Genç Osman muamelesi çekmek istiyorum..
Kendine güvenen birkaç yağız delikanlıya ihtiyaç var yani..
.....................................................
.......................................
.......................
............



Yorum (5) Yorum yaz!

CHP-AKP FARKI..

    Mahallemizde oturan yaşlı bir teyze var.Dört evlat sahibi olmasına rağmen bakan ilgilenen yok.Bir sosyal güvenceside olmadığından kendisini geçindirebilecek bir maaşa sahip değil.Ve sağlık güvenceside yok .Daha önce bir yeşil kartı varmış ama evi kendi üzerine ait olduğu için iptal edilmiş.
  Teyze 85 yaşında.Bastonla ancak yürüyebiliyor.Şeker,kolesterol ve tansiyon hastası.Soba yakamıyor çünkü parası yok.İlaçlarını ordan burdan gelen sadaka paralarıyla temin etmeye çalışıyor.Bana en dokunan o yaştaki mağdur bir insanın soğukta üşümesi.Teyze üşüyor..
  Chp bu konuda birşeyler yapar diye düşündüm ve gerek kendim giderek gerek telefonla ve il yönetim kurulu üyesi bir arkadaşada olayı anlatarak yardım istedim.Yapılacak şey aylık 60 civarı tutan ilaçları temin ettirebilmek ve üşüyen teyzeye hiçdeğilse doğalgaz faturasını ödeyerek kış boyunca nakdi yardımda bulunabilmekti.Tamam bakalım,ilgileniriz,şu hafta geçsin türünde oyalanmalarla işi hallettiremedik.Bursa Chp ilçe ve il olarak birşey yapamadı..
  Dün muhtara gidip konuyu anlattım.Muhtarımızda Chp li.Konuyu dinledi ve bu konuda ve benzeri konularda partimizin ne yazık ki ilgi alanının kısır olduğu ve halkın içine inmeme gibi bir gayreti olduğu konusunda birleştik.Sonra bana bir olay anlattı..Birkaç gün önce mahallede gene çok kötü maddi olanaklara sahip bir evde yaşayan birisi ölmüş.Öldüğü gün Akp il başkanlığı ölü evine arabalarıyla mevlütte dağıtılmak üzere kolilerle pide ve ayran getirmiş.Aileye uğrayıp cenaze masrafları mezar yeri konusunda yardımcı olmuşlar...Akp nin halkın karakteristik özelliklerini ne kadar iyi çözdüğü,ananevi kültürümüzü ne kadar yerinde kulandığı,gelenek ve görenekler konusunda hassas olan Türk ailelerinde nasıl kendine yer açtığı ve bunda başarılı olduğu konusundada birleştik.
  Muhtarımız Chp den birşey çıkmayacağını anlamış olmalıki ben bir hali vakti iyi mahalleli bulup doğalgaz faturasını ödeme konusunda yardım etmeye çalışayım bu teyzeye dedi..İlaçlarıda bir şekilde hallettik..Teyze şu anda hala üşüyor..
  Burda akp nin iki önemli özelliği ortaya çıkıyor.Kadrolaşma ve kadroların ne kadar sıkı ve düzenli çalıştığı ve insana oy maksatlıda olsa zor zamanda yetişebildiği..
 Sosyal demokrat anlayışı temsil eden ama laiklik konusuna takılı kalan,halkçılık ilkesini kendi tüzüğünde va yapılanmasında barındıran Chp nin bu konularda ne kadar bihaber,çabasız ve kendine dönük yola devam ettiği de ortaya çıkıyor.
  Burda göremediğim ilgiyi:Bursa il başkanımıza,Bursa milletvekilimiz Sayın Öymen'e ve meclisteki Chp milletvekillerinede bu yazıyı kopyalayarak göndereceğim.Ve çok eminim ki arada kaynayıp gideceğim..
  Çok düşündüm Akp ye gidip durumu anlatayım.Eminim aynı gün gereken yardım yapılacak..Şimdilik bunu yaparmıyım bilemiyorum.
  Teyze hala üşüyor.Gündüz ve gece iki yorgan altında oturuyor.
Chp uyuyor..
Bir gariban yaşlıya uzatacak bir el çıkmıyor Chp den..

Yorum (4) Yorum yaz!

ÜLKEM ..GÜZEL ÜLKEM..

  

  Bu ülkede her an öldürülebilirsiniz..Sokakta yürürken,çay bahçesinde otururken,bir yaz gecesi balkonda çayınızı içerken,bir birahanede maç bitiminde hesap öderken,düğündeki magandaları farketmezken..Yaşama süreniz Allah'a değil ülkenin o andaki ruh haline bağlıdır çünkü..
   Bu ülkedeki öldüren grup her zaman teröristler değildir..Bazen şeriatçılar size kızabilirler.Galeyana gelip sizi Allah aşkıyla katledebilirler.Turan Dursun cinayeti buna örnek olacak en güzel öldürme şeklidir.Birileri size gıcık olabilir hasım belleyebilir ve bir tenhada ümüğünüze çökebilir.Bir alacaklınız sizi borcunuz karşılığında azrail kılığında bir pusuda çökertebilir.Bir yol tecavüzcüsü sizi arabasına alıp önce becerip sonra elleriyle boğabilir. Yada töre gereği öldürülmenizde olasıdır.
   Bu ülkede askerler patır patır öldürülür. Ülkelerini savunurken,kararlılıkla yürütülen operasyonlarda beklenmeyen pusularda, yola döşeli mayınlarda canlarını bırakabilir.Arkalarında koskoca bir Türk halkını bırakarak oracıkta ölen askerlerimizin anlı şanlı kahramanlık hikeyelerinden hep göğsümüz kabarır.
  Bu ülkede hristiyan olmak, eylemci solcu olmak, rahip olmak, kitapevinde başka dinlere ait kitaplar basmak ta öldürülmeniz için sebeptir. Bu ülkede, maaş kuyruğunda güneş altında beklerken sıcaktan, soğukta beklerken kalp sektesinden geberebilirsiniz. Bu ülkede hapishanelerde suçunuzun açıklanmasını beklerken kanser olup takdiri ilahinin garip takdiriylede eşek cennetine gidebilirsiniz.
   Ülkemde gazeteciler öldürülür..Sanıkları aranır taranır bulunmaz.
   Ülkemde kapkaç yapılır sap gibi kalırsınız yada yerlerde sürüklenirsiniz.
   Ülkemde mitinglerde cop yersiniz biber gazının acısını ciğerinize çekersiniz.
   Ülkemde camiye giderseniz "dinci",gitmezseniz "zındık" olursunuz.
   Burda içtiğiniz su bol arseniklidir, yedikleriniz hormonlu, arada sofraya koyduğunuz et kaçak kesimdir.
   Burda siyaset hep çivisizdir. Her başa geçen halkı düzmeye ant içer.
   Atatürk büstlerine işeyebilirsiniz. Cumhuriyeti sevmediğinizde prim yapabilirsiniz.
  Konuşmadan önce kırk kere düşünmekte bu ülkeye has bir özelliktir. Dilinizi kopartabilirler yada sorguya çekilebilirsiniz.
  Bir vatandaş olarak ve bir insan olarak bu ülkede olanları hergün göre göre ömrünüz tükenir.
  Sevinçleriniz kaybolur.Umutlarınız hergün tırpanlanır.Güvenciniz azalır.
  Burda göz göre göre öldürülürsünüz.

Yorum (3) Yorum yaz!

TÜRKİYE...ACI VATAN

  Ekmek 80 kuruş..
   Mazot benzin kapışıyor.İşsizlik resmi rakamlarda yok,sokaklarda var.Kadrolaşma örtülü olanların işine gelecek şekilde kadro doldurmaya devam ediyor.Bir Amerikan reçetesi uğruna,ülke toprakları peşkeş çekilmeye,tarım yokedilmeye,köylü ve çiftçi insanca yaşayamayacak hale getirilmeye devam ediyor.
  Doğalgaza yapılan zam şimdilik yüzde yirmiyi geçmiş,elektriğe yapılan yılın ilk yarısında yüzde elliye dayanmış,emeklilere ve çalışana yapılan zam alda kıçına sok yada git uygun bir yerde geber cinsinden bir zam..Esnaf kepenk kapatmaya devam ederken,eğitim sistemi alt üst edilmiş,sağlık reformu diyerek halka açıklanan paket ,bütün herkesi mağdur etmiş,susuzluk için alınmayan önlemler,bir yanda gizli kapılar altında yapılan anlaşmalar verilen sözlerle iyice siyasallaşan kürt sorunu,devam eden terör olayları,üniversitelerde devam eden öğrenci sorunları,  Cumhuriyet tarihinin toplamından daha fazlaya ulaşmış olan iç ve dış borç rakamları..
  Bunlar ülkenin bir kin,nefret ve dayatmacı islam modeli sonucunda geldiği portre.
  Şimdilerde yapılansa giderayak yapılan pisliğin üzerini örtmek için neron taktiği ile ortalığı yakıp yıkmak..Bir yandan devam eden kapatma davasına karşılık,içeriği belli olmayan ama gösterilen tarafıyla ülkede ne kadar Cumhuriyetçi,Akp iktidarına karşı muhalif olan yazar,emekli ordu mensubu,gazeteci,öğretim üyesi varsa Ergenekon adıyla ilişkilendirilerek,onların saflarında yer alanlara önce korkutma yetmediği yerde yoketme işine girişmedir. 
  Ab den gelen emirlerle ergenekonu sonuna kadar götürme niyetinde olan ülkenin yönetenleri,ab ye muhalif kim varsa tutuklamaya devam ediyor.Bu arada ab dayatmalarının altındaki gizli niyetleri bilen Cumhuriyet yanlılarıda işin içine sokuluyor.Doğu perinçek,hala içerde ne ile suçlandığının belgesi olmadan beklemektedir.İlhan selçuk alınmış ve bırakılmıştır.Daha öncesine gidildiğinde rektör Yücel aşkın bir yıl gibi bir süre içeride tutulmuş ve suçsuz bulunup bırakılmıştır.Çok eskiye gidilecek olursa da marksist leninist faaliyetlerde bulunduğu varsayılan bir sürü insan yıllarca içerde çürütülmüş ve sonra salıverilmiştir.
  İşin içerisine emekli subayların dahil edilmesi ise,Türk ordusununda Ab dayatmalarına karşı olmasından kaynaklanmaktadır.Bu şekilde yıpratmalar önce yandaş medyanın çıkardığı asılsız ve orduyu hedef alan haberlerle başlamış,paşaların özel hayatları pervasızca dile verilmiş ,şimdi gelinen aşamada ise suç isnat edilerek ve gene orduyla sanki gizli pazarlık yapılmışçasına bir imaj yaratılarak ,ordu silinmeye halkın gözündeki saygınlığına şüphe düşürülmeye ve susturulmaya çalışılmaktadır..Bir anlamda yakında emekli olabilecek olan paşalarada zarf atılmaktadır.
   Yani Türk cumhuriyetçiliği,vatan sevgisi,Atataürk ilkelerine bağlı olmak,Sivil hayatı savunmak,gericiliğe ve islam modeline karşı olmak, kuşatma altına alınmayı gerektirir hale gelmiştir.Ab ye ülkeyi şikayet edebilen bu müslüman bozuntusu,şerefsiz yöneticiler,dış güçlerin emrine girmeyi göze alarak ve bu şekilde içte güç oluşturmayı planlayarak ve bundada eğitimsiz halkı ,müslümanlığı birkaç maddeden ibaret sanan satılık kişilikleri kalkındırarak,Milli  egemenliği emperyalizme peşkeş çekmişlerdir.Bu ortamda artık demokrasiden,insan haklarından,halkların eşitliğinden söz edilmesi imkansızdır.
  Türkiye hızla birkaç koldan kendini gösterecek bir iç çatışma ortamına sürükleniyor.Irak ta abd nin yakaladığı ortamı Türkiyede'de yakalama olasılığı hızla yaklaşıyor.
  Yani bir nefret partisi kendi ideolojisini halka kabul ettirmek adına o halkı ateşe atmaktan ve satmaktan çekinmiyor..
  Burası Türkiye..Acı vatan burası.
  Burda anası babası gerçek müslüman olan ,yüreklerindeki vatan ve özgürlük anlayışı hiçbirgüçle değştirilemeyecek insanlar da var.
  Burası tabiki Türkiye..
  Burda nesepsiz olupta devleti ele geçirmeye and içmiş ,bu uğurda kendini düzdürmeyi zevkle kabul etmiş onun bunun çocuklarından kurulu bir düzen de var..
  Ama burası TÜRKİYE CUMHURİYETİ..
 

Yorum (2) Yorum yaz!

VELEV Kİ.....

ANAYASA MADDE 2: Türkiye Cumhuriyeti lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 4: Anayasa'nın ilk 3 maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

MADDE 148 Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri,  lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

.......................................

Velev ki bir siyasi simge olsa diyerek balıklama dalınan ve bir sürü insanı oy avcılığında yem olarak gören zihniyetin geldiği noktada,mahkemenin karar tokmağı bugün velev ki taifesinin başına indi..Türkiye'yi kendi çıkarları ve içlerinde yıllardır biriktirdikleri nefrete dayalı faşist düzene kurban etmekten utanmayan ve bunda bir beis görmeyenlerin bir oy kalesi daha düştü.Yavaş yavaş ele geçirilmeye başlanan ülkede hali hazırda Cumhuriyete sahip çıkan kurumların işlediğide bir kez daha göze batırıldı..

   Ülkenin bu karardan sonra yeni bir kaosa sürükleneceği,Akp içerisinde bir takım kopmalar yaşanabileceği ,kardeş parti mhp nin burda oluşan pastadan pay almak adına onlar beceremedi biz türbanı getiririz söylemleri ile yerel seçimde oy avcılığına soyunacağı  ,mahkeme üyelerini dinleyip önceden bilgi alabilmek adına yeni teknolojilerin geliştirileceği ,tepetaklak olan ekonominin biraz daha pik yapacağı  da bu dava sonucuna bağlı  üretilecek senaryolarla gelişecek şeylerdir.Bir yandan kendi aleyhlerinde olan herşeye çamur atma çirkefliğiden vazgeçmeyen akp zavallılarının yargı ile araları dahada limoni olacaktır..Kapatma davasına ait dış baskılar artacak , dedikoducu başı Babacan'a dışarıda yeni şikayet konuları doğacağından Türkiye'nin haysiyetinide birkez daha zedeleyecektir..

   Bu sonuçların hepsi zaten bir süredir ülkenin içinde bulunduğu karmaşık ortama uygun düşen şeyler olacağından gündem şimdiki saçma hızıyla devam edecektir..Burda farkedilmeyen ve farkedilmemesi için hertürlü çabanın gösterildiği bir başka unsur var..

   Bu tarihi kararın bugün ortaya çıkmasındaki en büyük başarı CHP nindir..

   Cumhuriyeti yok saymayı kendilerine amaç edinmiş olan ve ılımlı islamı dayatmayla Türkiye'ye adım adım getirmeye çalışan Akp iktidarına karşı,

   Cumhuriyeti işlerine geldiği şekilde var sayan,çıkarları doğrultusunda arka bahçe konumunda konuşlanan Mhp ye karşı,

   Hükümetin yolsuzluklarını örtbas eden medya kuruluşlarının her türlü karalama kampanyasında birinci sırayı aldığı halde,arkasında holdingler,tarikatlar ,şeyhler olmayan haliyle,yaşlanmış kadrosu ve az sayıdaki milletvekiliyle CHP bu tarihi kararın tek sahibidir..

   Şöylede denilebilir; velev ki sözüyle yola çıkanlar Denize döküldüler..

    Birde mağdur edilen öğrenciler var.Üniversite kapılarında kendilerine ayrılan bölmede örtülerini çıkaranlar var.Siyaseten başını örtmeyen,inancı gereği bunu yapanlar var.Aileden gelen gelenekle örtünenler var..Onların mağdur edildikleride bir gerçek.Fakat yasalar uyulması gereken kurallarsa ve amaç örtünmek değilde okumaksa bununda çözümü kolay,örtünerek okumaksa zaten geleceği yok çünkü yasalar örtülü çalışmaya da imkan vermiyor..

   Türbanın yok hükmünde sayılması Müslümanlığa  vurulmuş bir darbe değil,müslümanlığı kendi emellerine alet etmeye çalışan zındıklara vurulmuş bir darbedir..Cübbeli darbe değil ,cübbe giyme ve giydirme meraklısı olanlara indirilmiş bir mahkeme tokmağıdır....

 

 

 


 

Yorum (3) Yorum yaz!

KADINA 60 VURUŞ...(+18)

     Vakit gazetesi mümin yazarlarından Hüseyin efendinin küçük kızlara duyduğu üstün alaka ve cinsel arzunun savunulması maksadıyla bugün çıkan bir haberde evliyaların erişilmez cinsel gücünden dem vurulmuş..Hatta bir evliyanın bakire bir kızın bekaretini izale ettikten sonra hızını bir türlü alamayıp 60 kez ilişkiye girdiğini,iman gücünün kuvvetli oluşundan bunu yapmasının Allahın lütfu olduğundan falan bahsedilmiş..Yani konu burdada sulandırılıp dini anlamda halkı kandırmacaya yönelik bir savunma olarak sunulmuş..Konuyu çeşitli şekillerde ele almak mümkün.Mesela 14 yaşında olan ve 60 kere becerilen kızın sonradan ruh halinin ne olduğu,yapısal olarak bu işleme tabi tutulan bir kızcağızın kalan ömrünü delik deşik olarak geçirmiş olabileceği,bunu yapan imanlı erkeğin kaç dakikada bir vuruş yaptığı,her ilişkiden sonra gusul abdesti alınıp alınmadığı v.s..Konu bu değil..İslamda seksin hala bir tabu olarak değerlendirilip erkeklere özel bir eğlenti,bir ödül şeklinde sunulması ve kadının bu işte şişme kadın pozisyonunda olduğu..Mesela islami kurallar var ..Şöyleki..Mastürbasyon caiz değil,bunla ilgili hadisler var ama bazı hadislerdede sakinleşmek maksadı ile erkek kendini halledebilir..Kadına yok..Fantazi kurmak serbest ,yani bir kere yapma gücün varsa bile 60 kere yaptığını düşünüp avunabilirsin hemde her birinde değişik bir artistle falan...Anal ilişki haram.Kürtaj ve kısırlaştırma haram,erkeğin doğum kontrolü caiz,kadına yok..Kadın geleni alıcak..Oral seks bazılarına göre haram bazılarına göre serbest..Eşlerin istemesi önemli.Hatta cinsel hayatın da ibadet sayıldığından bahsediliyor çoğu islami kaynaklarda..60 kere yapanın aldığı sevabı hesaplamaya akıl ermez...Kadının kocasını memnun etmesi farz,kocasını memnun etmeyen kadın iyi bir müslüman sayılmıyor.Kadın deve üzerinde giderken kocası istese kadın inecek halledicek hemencik orda alıcak abdestini gene binecek devesine..Böyle bir hadis var..Evlilik dışı flörtmüş ,çıkmakmış yasak.İlişkide haram..Birden fazla kadın erkek için ihtiyaçla ilgili..İsteyen istediği kadar bulur yapar haremini..
   Çeşitli islami kaynaklara göre cinsel bilgiler bu şekilde toplanabiliyor.
   Birde kadınlar tarlanızdır.İstediğiniz şekilde yanlarına varın şeklinde ayet var..Yani kadını haram olarak isteyen bir erkek istediği şekilde yanına varıp hacetini gidersinmi demek isteniyor..Öyleyse haram olanlarla ne demek isteniyor.Yada cinsel hayat,gerçekten inanışın içinde yer alacaksa günah ikileminden kurtulmak mümkünmü..
  O kadar çok soru varki..Mesela Türkiye'de arama motorlarında en çok aranan konu"türbanlı seks"..Neden..Örtülü kadının kullanım kolaylığı olduğumu düşünülüyor..Hani dinine bağlıysa her istediğimi yaptırır tepe tepe 50-60 ne gelirse yaparım artık diyemi düşünülüyor..Burdanda hemen şu soru çıkıyor.Hani saçtan bile tahrik olunmasın diye örtünüyorlardı kadınlar ne istedin şimdi o türbanlıdan..Saçı başı kapalı neden tahrik oldun..Başını dini gereği üzere kapatmış bir kadını seksi malzeme olarak kullanmaktaki maksat nedir..
    80 yaşındaki bir evliyanın 14 yaşındaki bir kızla yatağa girmesi,
    Bu kızı 60 kere yaptıktan sonra acıdımda 100 yapmadım diyerek rekorunu ertesi geceye saklaması,
     Bunların utanmaksızın iman gücü ile yanyana halka sunulması,
     Allahı utandıracak şeylerdir.İnanılası şeylerde değildir.
      Hayatın ve çoğalmanın bir gereği olan cinsellik kişileri ilgilendirir.Bu işi yapan kişiler planlı,programlı,kitaba uygun,hadise göre,ayet gereği falan yapmazlar yapamazlar bu işi.Bu olay zorunlu,rekor gerektiren bir vecibe,iman gücünü ispata çağıran bir azıtmışlıkta değildir.Kişiler duygularıyla,gönüllü olarak bedenleri ve beyinleri ile bu işi yaparlar..Dini içerikte bunu açıklamaya kalkan bir sürü din alimi falan karışamaz bu işe.Zaten kendini bilen,aklını kullanan ve topluma karşı sorumluluklarını bilen kişiler bu işi nasıl yapacaklarınıda bilirler...
   Bu yüzden birilerinin kendilerine kılıf olarak Allah dostlarını arsızca namussuzca kullanmaları,bunları kadınıda yok sayacak ve kullanılacak şekilde düzenleyip ,sapık zihniyetlere sunmaları terbiyesizliktir,şerefsizliktir ahmaklıktır..
   Zor dönemlerden geçen Türk insanının ,dininin ilk kez bu kadar aşağılandığını,rencide edildiğini,kurallarının hergün bir sürü işe yaramaz  küsuratlı insanın elinde değiştirilmekte olduğunu anlaması gerekmektedir





 
   
 

Yorum (8) Yorum yaz!

ÇEYREK DENİZ VARMI ARAMIZDA??

Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. hemen müdahale edecektir. elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, “polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. mahkeme onu mahkum edecektir. yine düşünecek: “demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!” onu hapse atacaklar. kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, ismet paşa'ya, meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, “ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. müdahale ve hareketimde haklıyım. eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!” iste benim anladığım türk genci ve türk gençliği!" ....Atatürk'ün Bursa nutkunda tarif ettiği kişi olmaya ant içtiği için asıldı deniz ve diğerleri.Bugünün solcuları gibi laiklik ilkesine sıkışıp kalmadan halkların kardeşliği,köylü sınıfının hakları,amerikan emperyalizmine karşı verdiği ve örgütlediği mücadele  yüzünden ,o zamandan bugüne tohumlarını aktaran zihniyete kurban gitti.Kendisini korumak için tabancasında kalan son kurşunu askere sıkmadığı için yakalandı ve asıldı.Menderes,zorlu ve polatkan'ın karşısına sizdende üç kişi gidecek diye düşünen intikamcı faşistlerin elinde ipi çekilen deniz ve diğerleri gerçek solculardı.Halkı arkasına alabilecek kadar cesaretli,kimsenin uşağı olmayacak kadar kişilik geliştirmiş,gerektiğinde silahlı mücadele yapabilecek kadar kararlı Türklerdi onlar.
   Bugüne bakıldığında sokakta rap dinleyen,tarikatlarca okutulan ,sermaye uşaklığı yapan sahiplerine mürit olarak yetiştirilen ve bundan asla muzdarip olmayacak kadar satılık gençlerin asla tanımayacağı,adlarını duyduklarında kominist diye aşağılayıp geçecekleri bu daracağı mağdurları ne yazıkki hala özlemle anılıyor bazı kesimler tarafından.Çünkü bugün onları senede bir gün hatırlayan Chp örgütleri,efsane konumuna koyup taklit bile edemeyecekleri ağırlıkta bulan üniversite öğrencileri,gazetelerinde olan bitenden veryansın eden sözüm ona solcu yazar takımı,çok iyi biliyorki artık deniz gibiler gelmiyecek.Ulaş Bardakçı gibi kimse olmayacak,Taylan Özgür'ün taklidi bile bulunamayacak.Yusuf Aslan onlara manidar olsun diye söylemiş sanki.."Ben halkımın bağımsızlığı ve mutluluğu için şerefimle bir kez ölüyorum.Sizler bizi asanlar hergün öleceksiniz"...
  Bugün ülkeyi yönetenlerin Amerikan kölesi olmayı aşıp neredeyse önlerinde domaldıkları gözönüne alınırsa,Türk köylüsünün ve toprağının ne halde olduğu bilinirse,işçi sınıfının tek hakkının kötek olduğu görülürse,ağaların,tefecilerin,patronların elinde şekillenen kayırmacı ve kadrolaşmacı ekonominin ne kadarının Türk sermayesine ait olduğu farkedilebilirse,sınıf eşitliğinin yokolduğu zengin fakir ayırımının ne kadar suçlu ürettiği saptanabilirse,özgür düşüncelerin susturulmasında bir numara,fikri kabul etmeyenlerin yokedilmesinde öncü dikta rejiminin elinde olduğumuzda gözümüze batarsa ve Türkiyede olan herşeyin planlı programlı ülke bağımsızlığını ortadan kaldırma,halkların kardeşliğini yoketme çabası olduğunu,yönetenlerin gaflet dalalet ve ilerlemiş hıyanet içinde boka bulandıklarıda artık görülecek olursa Deniz ve diğerlerinin davasının ne olduğu ortaya çıkar...Bunu göremeyenlerin Araf suresinden alıntı yapan Başbakanı dinlemeleri yerinde olacaktır.."onlar gözleri vardır görmezler,kulakları vardır işitmezler"...Çünkü onlar faşist doğmuş,ülkelerini sevememiş sevenleride sevemeyecek,kendi çıkarları için millet çıkarlarını yokedebilecek kadar cumhuriyet düşmanı,Amerikan uşaklığı yapmayı kendilerine verilmiş en büyük sıfat kabul eden,mevkileri uğruna yollarına çıkanları yaradana sığınıp yokedebilen zavallı ucubelerdir..Onlar Ameriken iradesini milli iradeye değişen,materyalist düzende Allah ve din aramayı kendilerine göre uyarlayan ve bunu eğitimsiz bırakmayı yeğledikleri halka kandırmaca olarak sunanlardır..Ve milliyetçilik propagandası ile solcuları kıyımdan geçirenlere alkış tutanlardır onlar..Bu yüzden anlamazlar Deniz davasını..Bağımsızlığın ne olduğunu bu yüzden bilmek istemezler.Çünkü onlar kendi bağımsızlıklarını satmakta esef gösteremeyenlerden olduklarından ,vatan bağımsızlığını anlamayanlardır...
  Şimdi çeyrek Deniz olsa yeterdi ..Birazda Mahir..Ama akil adam Süleyman yaşıyor hala,gene koyardı imzasını asılsınlar diye..O zaman nasıl eli titremeden attıysa..




Yorum (3) Yorum yaz!

ÜREME ZAMANI ...

    

     Bursa ilk fethedildiğinde namaz kılınan yer burası.Namazgah semti.Eski Bursalı diye tabir edilen insanlar yavaş yavaş Bursa nın yeni kurulan ve şehre

 uzak kalan semtlerine taşınmış olsalarda,hala sayılı semtlerden birisi.Şehir merkezine yakın.Sokaklar giderek artan bir örtünme savaşı veriyor.Türban artık çok doğal bir görüntü haline geldi.Renkli çarşaflar giyen bir takım gruplar var.Kahverengi çarşaf giyenler sadece gözlerini gösteriyorlar,yere bakıp yürüyorlar.Lacivert çarşaf giyerek dolananlar çok genç ve yüzleri açık.Siyah çarşaflı olarak endam eyleyenler çok sayıda.Bir sürü semtte başı açık olan yada eşinden ayrılmış olanların ev bulması çok zor.Ev sahipleri bile kapalı insan ve aile tercih ediyor.Eşinden ayrılmış yada eşini kaybedip çocuklarıyla kalmış kadınların ev bulması aile kabul edilmediklerinden şansa kalıyor.

    Otobüse bindiğinizde muhakkak çarşaflı kişilerin sizi ezmeye yada ayıplamaya çalışan bakışlarıyla karşılaşıp düşmanca ve ne yazık ki karşılıklı sinyaller atıp duruyorsunuz.Özel hastanelerde iş bulmak için başınızın örtülü olması gerekiyor.Devlet hastanelerinde türbanlı temizlik işçileri hatta hemşireler çok rahat görev yapabiliyor.Kapıya gelen akp kadın kolundan bir takım hacımisli kadınlar önce plastik çiçek verip daha sonra ihtiyaç listenizi öğreniyor ve sanırım temin ediyor.Geçen seçimlerde zengin semtlerde toplantılar yapıldı ve 1o kişi oy toplayan kadınlara küçük altın hediye edildi akp tarafından..

   Oğlum meslek lisesinde okuyor.Okuldaki toplantıda veliler çocuklara Allah konusunda eğitim verilmesi gerektiğini,namaz kılmanın önemi hakkında baskı yapılması gerektiğini anlatabiliyor.Ve okulun duvarında Atatürk'ün  bir resmi var.Altında Ata'ya ait olduğu öne sürülen "müslümanlık en güzel dindir" yazısı yer alıyor.kafelerin kuytu köşelerini erkek arkadaşıyla zapteden de örtülü,sokakta başını örtüp meme uçlarını gösteren tişört giyende örtülü..Ama başı açık yada saçı boyalı olmak ucube bakışı almanıza da yeterli..Yani bir ikicinslilik sürüp gidiyor bursada.Ve bunlar kadın özgürlüğü adına atılmış bir adımın şehirdeki manzaraları..

   Bir ülke başbakanının,özgürleşeceksiniz diyerek başlattığı örtünme kampanyasının sonuçları şimdilik iyi gidiyor.Don çıkarmakla örtü çıkarmanın aynı çizgiye taşınması konunun ne kadar hassas bir boyuta çekildiğininde açık şekli.Bir yandan yeni sağlık sistemi gereği kadınların doğum kontrol hizmetleri ellerinden alınıyor.Tasarı hayata geçtiğinde doğum kontrolü ile ilgili hap,spiral ve benzeri şeyler kapsam dışına çıkarılacak.Sekiz haftaya kadar yasal olan ve devlet hastanelerinde ücretsiz yapılan kürtaj da kaldırılacak.Temizlik işlerinde çalışan kadınların sosyal hakları olmayacak.Bunları çoğaltmak mümkün.Dikkat edilmeyen kısım ise;örtünme konusunda bu kadar inat ve hassaslık gösterip bunu dava haline getirenlerin,ellerinden gidenleri ve aslında kadın olarak ne gözle bakıldıklarını farketmemeleridir.

    Başbakan üreme mevsimini açtı..

    Herkese en az üç çocuk şeklinde başlatılan yeni kampanya birkaç gün önce başlatıldı.

    Doğum kontrolünden ve sosyal haklarından yoksun kadınların görevi de belli oldu..Türk erkeğinin en önemli eğlenceliği olan özgür kadınlar artık bol çocuk yapıp milli geliri artmış olan,her türlü hizmetin verildiği bu ülkede yılın en çok doğuran annesi olmak için yarışacaklar..Azalmasından korkulan ve gelecekleri garanti altına alınmış yeni genç nüfuslar oluşturacaklar.

   Şimdi yaşı tutan menapoza girmemiş bütün kadınlar..

    Üreme zamanı başladı.Çekin erkeği üstünüze...

    Çıkarın donunuzu çocuk yapmaya yönlendirildiniz..

    

,;

,

 

Yorum (5) Yorum yaz!

TÜRKOĞLU TÜRK OLMANIN İNCELİKLERİ

     Akşam televizyonlarda yoksulluk maaşı almak için banka önünde birbirini ezen yaşlı insanların durumu gösterildi.Bir kanala göre 85 lira,başka kanala görede 225 lira maaştan yararlanabilmek için sıraya giren insanların birbirini ezmekteki ustalıkları ve o anda gözlerini bürümüş yoketme duygusu ,yoksulluğun son noktası olarak aktarıldı.

   Bir ülkede yoksul insanların bulunması hem doğal hemde irdelenmesi gereken bir durumdur.Ama ordaki insanların birbirini çiğnemesi maaş alabilmekten ziyade sıra kültürünü edinememiş,birbirine saygısı olmayan eğitilememiş kişiliklerinde açık göstergesidir.Eninde sonunda alınacak olan paranın kıyıma girişerek alınmaya çalışılması,hep birşeyleri kaçırmaktan korkan Türk halkının çiğneme kültürünün kendiliğinden olışmasına yol açmıştır.Bizler otobüse binerken,hastanede fiş sırası için beklerken de birden paniğe kapılır ve hep en öne geçmeye çalışırız.Hep sanırız ki birileri bizim hakkımızı gasp edecek ve bize sıra gelmeyecek.Eğitimsiz ve toplumda yaşama kültürüne ne kadar yabancı olduğumuzun açık örneğini sergileriz.

    Aşkalede gösteri yapılmış.Ermeni işgalinden kurtuluşumuzun yıldönümü temsili bir şekilde anlatılmış.Bir yandan hepimizin ermeni olmaya aday olduğu ,bir yandan da etkinliklerle konunun tarih arasından en kanlı sahnelerinin ayıklanıp bekleyen öğrencilere gösterildiği temsilde verilmek istenen mesaj şudur;ermeniden dost olmaz.Ermeni uşaklarının hakettiği ölümdür..Çünkü bizler savaş yapmayı herşeyin üzerinde tutarız.Savaşın sadece kanlı bıçaklı ve illaki can alarak kazanılacağını sanan bir akıl fukarası kültürün çocuklarıyız.Son Irak harekatında da herkesi ilgilendiren kısım askerin niye daha çok savaşmadan ülkesine dönmesi oldu.Amerika izniyle girilmiş olan yerden Amerika izniyle çıkmış olmayı herkes ayıp olarak nitelendirdi.Oysa bundan sonra gelecek taleplerin birincisi kürt-Türk sorununun masa başında siyasal anlamda çözülmesi dayatması olacaktır.Bunu göremeyecek ve muhakeme edemeyecek bir kültürün evlatlarıyız.Varsa yoksa savaş..

   Kardeşlik her an dilimize doladığımız ama içeriğini işimize gelen anlamda lastik gibi uzattığımız birşeydir.Kürtlerin kardeş halkımız olduğu düşüncesinde olanlar varsada genel kanı,topunu geberteceksin şeklinde yerleşmiştir.Kardeşçe yaşamanın önyargılarımızla yer değiştirmesini anlayamıyacak kadar mercimek beyinli olduğumuz yadsınamaz.Bizim gözümüzde bütün rus kadınlar birer nataşadır.Bu yüzden onları kuytuya çekmek ve üzerlerinden bir çırpıda geçmek hayali erkek beyninin bir köşesinde saklı durur.Bizler müslümanlığın her ilkesini incelikle uygularız da nefis işte rus kadında şaha kalkar..

   İşte bizler otobüs kuyruklarında birbirimizi ezip geçerken,bütün kürtlere toplu ölümü hak görürken ve asla ermeni kıyımı yapmayıp,temsili olarak bunu küçük beyinlere yerleştirirken,pkk uluslararası alanda kendisine çıkarlar gereğide olsa taraf sağladı hatta silahlı militan olma hakkını yakaldı..Hrant Dink'i öldüren zihniyet dün Aşkale'de ki zihniyetle aynıydı.Birkaç şehit  daha veremeden yurda dönmenin altında ortadoğu planının bir düzeneği içinde olduğumuz kimsenin aklına gelmedi.Masa başında sözde pkk liderleri yada atanmış Abd temsilcileri ile konuşup anlaşmaya varacağımız günlerin kapıda olduğu çoğu Türkoğlu Türk'ün aklından bile geçmedi..Bizler hala temsillerde soykırımı canlandırıp nefret duygularımızı kaşırken yakında kesinlikle geçecek ermeni tasarısı hazırlandı ve buda uluslararası destek buldu.Biz hala imamların asılış sahnesini canlandırıp bir yandan da dine yapılan saldırıların karşılıksız kalamayacağını ispattaydık..

   Akıl..Allahın her insana sunduğu kadar Türklere de sunduğu özellik.Ama bunu sadece belli kalıplarda kullanan bir halk..Zaten ne güzel anlatmış eskiler..At,avrat,silah..Atına bin silahı kuşan karıyı becer..Bitti işte Türk dediğin bunları yapar..Bunları yaparken başka atta olanlar Diyarbakır'ıda geçer,Maraş'ıda geçer..

   Yada .

   Akıl gel bilmemneyime takıl..

  

Yorum (2) Yorum yaz!